“Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk” Kitap Tanıtımı

Kitap adı: Kırmızı Saçlı Kadın

Yazarı: Orhan Pamuk

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

İlk kitap tanıtımımız Orhan Pamuk’un eseri. Bir kaç sayfalık bir özetle hikayeyi size paslayacağım. Umarım sizde Nobel Edebiyat Ödülünü kazanarak bizi gururlandıran değerli yazarımız Orhan Pamuk‘un bu kitabını satın alarak okursunuz.

 -Okumanız gereken bir kitap, aşağıdaki kısım Spoiler içerir !..

Kitabın ilk bölümünde sürükleyici ve aksiyon dolu bir anlatımla sizi cezbedecek bir gündem tutuluyor.İlerledikçe sorgulamaya başlayan kahraman sizi de bazı soruları cevaplamaya teşvik ediyor. Kuyu kazma olayı,  herhangi bir mitolojik katkı sağlamadan ancak bu kadar cezbedici olabilirdi.Yazar bu sıradan ve geçmişte kalmış bir mesleği gerçekçilikten uzaklaşmadan size bir yandan anlatıyor bir yandan da aile içinde bazı soruları sorarak sizi bazı soruların cevaplarını derin bir biçimde düşünmeye zorluyor. Birinci bölümün sonuna doğru sınırlarımızı zorlayan ve sizi bir ahlak karmaşıklığına sokacak bir aşk hikayesini alttan alttan su üstüne çıkarmaya başlıyor. Bir anda konunun nasıl derinleştiğini anlamadan kuyu kazma hikayesini ve bir aşkı derinlemesine hissediyorsunuz. Kahramanın sizin sınırlarınızı zorlayacak bir durumu da ustasını kuyunun dibinde ölüme tert etmiş oluşu…

Sarsıcı olan bu olay ikinci bölümün başından itibaren işlenmeye başlıyor. Kahraman bir vicdan duygusunun azabıyla yaşamına devam ediyor üniversiteye gidiyor mezun olup mesleğe atılıyor hatta evleniyor, bu süreçte hala ölüme terk ettiği ustasından bir haber yok bu soruyu kafasından hiç atamıyor. Bu insanın kendine bir  işkencesi olsa gerek…

Kitapta manalı sorularla biten kesitler var.Bunlar gerçekten kitabın sıradan bir eser olmadığını, anlaşılmasının da zor olduğunun belirtileri…

“Kuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapamayacağımızı söylesin isteriz. Niye? Neyi yapıp neyi yapamayacağımıza neyin ahlaklı ve doğru, neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi ? Yoksa suçlu ve günahkar olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi? Bir baba ihtiyacı her zaman mı vardır, yoksa, kafamız karıştığı, dünyamız dağıldığı, ruhumuz daraldığı vakit mi isteriz babayı ?”

Bu sorular insanı gerçekten zorluyor.

Eski hikayelerin zamanla günümüze nasıl yansıdığını Anadolu hikayeleri ile anlatıla anlatıla kültür sentezinin nasıl ortaya çıktığını kitap size hissettirecek !

Kitap standart bir aile yaşantısını paylaşıyor ilerleyen bölümlerde, kahraman eşi ile yurt dışı gezileri yapıyor. Bu gezilerde gelecek ve geçmiş arasında gidip geliyor. Çocukları olmadığı için kendilerine bir uğraş olacak bir şirket kuruyorlar. Şirketin başında da kadın öncülüğü, şirket “Sührab”; günümüzün de büyük problemi olan her önüne gelenin inşaat yapıp ülkeyi nasıl mahvettiğini gündem ediyor.

Kahraman geçmişe dönmeye başlıyor. Babası ile görüşüyor, bir yandan da Sührab şirketi vasıtasıyla o eski kuyu kazma hikayesinin yaşandığı arsayı satın alıyor inşaat yapma bahanesi ile.

Ardından esrarengiz biriyle tanışıp, geçmişindeki gerçekleri öğreniyor.

İlginç bir aile dramı ile bitiyor kitap.

Bu kitap annenin baskısıyla bir oğulu aklamak adına yazılmış olduğu gerçeği çıkıyor ortaya.

Annenin sözleriyle bitiyor; “Unutma babanda bir yazar olmak istemişti.

Devrimmehmet

Site Sorumlusu, İnşaat Mühendisliği Lisans öğrencisi, Kütahya

YAYINLANAN YAZILARI

Sosyal Medyada Takip Et
TwitterFacebookLinkedIn

Yazar: Devrimmehmet

Site Sorumlusu, İnşaat Mühendisliği Lisans öğrencisi, Kütahya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir