Mutsuzluk Salgının Sebebi ne?

Bazılarımız genetik açıdan hayata pembe gözlüklerle bakarken bazılarımız da negatif bakmaya meyillidir. Fakat kontrolümüz dışında olan  şeyler çoğu zaman  mutluluğumuzu etkiliyor. Her gün kontrolümüz dışında birçok aksilik olabiliyor, örneğin iş yerinizdeki herhangi bir sorun modunuzu hemen düşürebiliyor. Mutsuzluk problemini çözmek ya da minimuma indirgemek için boş zamanlarımızı farklı aktivitelerle değerlendirerek kafamızı dağıtıyoruz. Çünkü boş zamanlarımızı nasıl kullandığımız kontrolümüz dahilinde gerçekleşiyor. Bu da bizi şu soruya yöneltiyor, hangi aktiviteler mutlulukla bağlantılıyken hangileri değil?

Yeni yayınlanan ve 1 milyon genç üzerinde yapılan bir araştırmada, gençlerin boş vakitlerini nasıl geçirdiğine ve hangi aktivitelerin mutluluk üzerinde etkisi varken hangilerinin olmadığını gözlemlemişler. 8. 10. ve 12. sınıflardan oluşan gruptan 1991’den itibaren her yıl düzenli olarak data toplanmış ve sonucunda boş vakitlerinde arkadaşlarıyla vakit geçiren, egzersiz yapan, spor yapan, hatta ödev yapan öğrenciler daha mutlu çıkmış. Diğer yandan boş vakitlerini internette geçiren, bilgisayar oyunu oynayan, sosyal medya kullanan ve video ya da tv izleyen öğrencilerse daha az mutlu…

 

 

“Günde 5 saatten daha fazla vaktini ekran başında geçiren gençler, günde 1 saatten daha az ekran başında olanlardan 2 kat daha mutsuz”

Diğer bir araştırmada da, Facebook kullanmaya bir hafta ara veren insanların daha mutlu,, daha az yalnız ve karamsar olduğu gözlemlenmiş.

“Ekranda geçirilen süre mutsuzluğu beraberinde getirirken mutsuzluk ekran başındaki süreyi artırmaya neden olmaz..”

Araştırma sonuçlarına göre konuşacak olursak bir konuda hemfikir olabiliriz, içerisinde tablet, tv yada telefon olmayan herhangi bir aktivite yapmak daha mutlu olmanızı sağlıyor.

Sadece gençler değil…

Mutlulukla zamanımızı nasıl kullandığımız arasındaki bağ gerçekten endişe duymamız gereken bir durum. Özellikle de 2006’dan bu yana online geçirilen sürenin iki katına çıktığını ve gençlerin % 82’si her gün sosyal medyayı kullandığını düşünecek olursak…

2012’den sonra gençlerin mutluluğunda ani bir düşüş oldu. Bu da akıllı telefonların hayatımıza girmeye başladığı tarihlerle uyuşuyor. Kendilerine saygı, yaşam doyumları, ne kadar eğlendikleri ve en önemlisi bir bütün olarak yaşamları bundan kötü yönde etkileniyor, örneğin araştırmalar azalan mutluluk oranıyla mental hastalıklarda artış olduğunu gözlemlediler, depresyon, kendine zarar verme, intihar gibi…

Son yıllarda boş vakitlerini daha fazla ekran başında geçiren yetişkinlerde de mutsuzuk oranı arttığı görülüyor. Araştırmada ekonomik sebepler üzerine de duruluyor. 2008-2010 yılları arasında yaşanan büyük durgunluk mutsuzluk oranını artırmış fakat  2012’den sonra artan refahlık düzeyine rağmen mutsuzluk oranı düşmek yerine daha da artmıştır. Artan gelir eşitsizliği de yetişkinlerin artan mutsuzluğunda rol oynayabilir diye düşünülerek ele alınmış fakat gelir eşitsizliği  1980’lerden itibaren artmaya başlarken yetişkinlerdeki mutsuzluk oranı 2000’den sonra artmaya başlamakta.

Son olarak, dijital medyayı hiç kullanmayan gençlerle günde 1 saatten az kullanan gençler arasında çok az fark olduğunu gözlemleniyor. Mutluluk 1 saatlik kullanım aşıldığında istikralı bir şekilde düşüyor.

“Teknolojiden tamamen vazgeçmek yerine onu belirli zaman aralıklarında ve günlük dozu aşmayacak şekilde kullanın. Geri kalan boş vakitlerinizi ise daha verimli geçirmeye gayret edin. Her şey kararında güzel, ne eksik ne fazla….”

 

Kaynak: What might explain the unhappiness epidemic?

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisment ad adsense adlogger