Geçmişten Geleceğe Virüsler

Geçmişten Günümüze En Tehlikeli Virüsler

İnsanlık tarihinde gelmiş geçmiş en yıkıcı salgınlara sebep olan virüslerden kaçı hakkında bilgi sahibisiniz?

 

Ebola Virüsü

1. Ebola

İlk Ebola salgını 1976’da Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyetinde meydana gelmiştir.
Kan ve vücut sıvısıyla bulaşan virüs % 90’a yakın ölüm oranlarına sahip.
Bilinen bir çok türü arasında bazısı hiç bir hastalık belirtisi oluşturmazken, bazı türleri enfekte olanlar için ölümcül olabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü kaynaklarına göre  Sudan Ebola virüsünün ölüm oranı % 71.
Ebola virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

 

 

Marburg Virüsü

2. Marburg Virüsü

İlk olarak 1967’de Uganda’dan Almanya’ya getirilen maymunlardan bulaşan virüs Ebolayla benzer özelliklerde.
Hemorajik ateş olarak bilinen yüksek ateş ve vücutta kanamalara sebep olan virüs ileriki aşamalarda organ iflası, şok ve ölüme sebep olabiliyor.
DSÖ’nin verilerine göre ölü oranları yıllarla birlikte % 25’ten %80’lere kadar arttı.
Marburg virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

Rabies Virüsü

3. Kuduz(Rabies) Virüsü

Evcil hayvanlar için aşı bulunmasına karşın, gelişmekte olan Afrika, Hindistan gibi ülkelerde hala virüsten ölen kitleler var.
Günümüzde aşısı bulunan hastalık tedavi edilmediğinde beyni tahrip ediyor ve % 100 ölümle sonuçlanıyor.
Rabies virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

 

 

 

HIV Virüsü

4. HIV

HIV(Human immunodeficiency virüs/İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) modern dünyada en ölümcül virüslerden birisi.
AIDS’e yol açan virüs bağışıklık sistemine zarar vererek hastalığa sebep olur. 1980’lerden günümüze kadar 36 milyon insan AIDS hastalığından yaşamını yitirdi.
Günümüzde güçlü antiviral ilaçlarla HIV’la uzun yıllar yaşamak mümkün fakat gelişmekte olan ülkeler için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
DSÖ’nün verilerine göre Afrika’da her 20 yetişkinden biri HIV pozitif.
HIV virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

 

Smallpox Variola Virüsü

5. Smallpox Variola Virüsü

Dünya Sağlık Örgütü 1980’de çiçek hastalığının artık bir tehdit unsuru oluşturmadığını duyurmadan önce insanoğlu yüzyıllar boyunca hastalığa karşı mücadele verdi.
Son derece bulaşıcı olan virüs enfekte olan hastaların 3te birini öldürüyor kalanlarda ise derin yaralar ve körlük meydana geliyordu.
20. yüzyılda çiçek hastalığından 300 milyon insan hayatını kaybetmiştir. Fakat günümüzde virüs laboratuvar stokları dışında yeryüzünden silinmiştir.
Smallpox Variola virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

 

Hanta Virüsü

6. Hantavirüs

RNA virüsü olan hantavirüs ilk olarak Güney Kore’de izole edilmiştir.
Hantavirüs pulmoner sendromu (HPS)’na sebep olan  virüs insandan insana bulaşmıyor, bunun yerine farenin dışkısı, idararı yoluyla bulaşan virüs % 36 ölüm oranına sahip.
1950’lerin başında çeşitli türleri salgına sebep olmuştur. Örneğin Kore Savaşında enfekte olan 3000’den fazla askerden 612’si virüs nedeniyle yaşamını yitirmiştir.
Hantavirüs hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

 

 

İnfluenza Virüsü

7. İnfluenza

DSÖ kaynaklarına göre, her grip döneminde yaklaşık olarak 500 bin insan influenza virüsünden ölüyor.
İnfluenza virüsü A, B ve C türü olmaz üzere 3’e ayrılır ve içlerinde en yaygın olan ve en tehlikelisi A türüdür.
Örneğin kuş gribine A tipi olan “H1N5” virüsü sebep olur.
Bilinen en ölümcül virüslerden birisi olan İspanyol virüsü; 1918’de  başlayan salgında dünya nüfusunun % 40’ına bulaşıp 50 milyon ölüme sebep olmuştur.
İnfluenza virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

 

 

Dengue Virüsü

8.  Dengue Virüsü

Filipinler ve Tayland gibi tropikal bölgelerde ilk olarak 1950’lerde görüldü.
Dang humması sivrisineklerden bulaşan viral bir enfeksiyondur.
Genellikle tropikal ve subtropikal iklimlerde bulunuyor(Dünya popülasyonunun yaklaşık yüzde kırkı bu bölgelerde yaşıyor.)
Günümüzde popülasyonun yaklaşık yarısı risk altında.
Bazı Asya ve Latin Amerika ülkelerindeki çocuk ve yetişkinler arasında ciddi hastalıklara ve ölüme sebep oluyor.
Belirli bir tedavisi bulunmuyor fakat uygun tıbbi bakımla ve erken teşhisle ölüm oranı yüzde 1’in altına düşürülebiliyor.
2016’nın başlarında ilk aşı bulunmuştur ve sık görülen bölgelerde uygulanmaya başlanmıştır.
Dengue virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

Rota Virüsü

10. Rotavirüs

Rotavirüs en çok çocuklarda ishalli hastalıklara sebep oluyor.
DSÖ verilerine göre, 2004’te 5 yaşında küçük 527 000 çocuk  rotavirüs enfeksiyonundan öldü.
Günümüzde iki tane oral yolla kullanılan aşısı bulunuyor; Rotarix ve Rota Teg.
Aşı bulunmasına karşın gelişmekte olan birçok ülkede ölümler hala devam etmekte.
Hastalığa yakalananlarda aşırı ishal ve kusmadan dolayı sıvı kaybı yaşanmaktadır.
Çocukları daha fazla etkilemesinin sebebi, bağışıklık sistemlerinin daha zayıf olması ve oluşan sıvı kaybını daha zor tolere edebilmeleridir.
Rotavirüs hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

Sars Virüsü

 

11. SARS (Ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu)

SARS coronavirus(SARS-CoV) tarafından viral solunum sistemi bozukluğuna sebep oluyor.
Kaynağı kesin olarak bilinmemekle birlikte hayvanlar(özellikle yarasa) aracılığıyla bulaştığı düşünülüyor.
İlk 2003’te teşhis edildiğinde 26 ülkede 8000’den fazla vakayla sonuçlandı.
Spesifik bir semptomu bulunmuyor, hastalık griple benzer şekilde ilerliyor, bu yüzden teşhis edilmesi güç hale geliyor.
Henüz aşı tedavisi bulunmamaktadır.
SARS coronavirüs hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

 

Lassa Virüsü

12. LASSA Virüsü

1969’da tanımlanan Lassa virüsü ilk Nijerya’da görülmüştür.
İnsanlara enfekte olan hayvanlar aracılığıyla bulaşıyor. Özellikle yerel fareler taşıyıcı görevi görüyor.
Semptomlar Ebola virüsüyle benzer olduğundan kolaylıkla birbiriyle karıştırılıyor.
Enfekte olanların yaklaşık yüzde 80’i herhangi bir semptom göstermiyor. Sadece 5’te 1’i ciddi hastalıklarla sonuçlanıyor.
Fare dışkısıyla bulaşan virüs neredeyse her dokuya yayılıyor ve ölümcül etkiye sahip olabiliyor.
Henüz Lassa hummasına karşı koruyan bir aşı bulunmuyor.
Tedavisinde, erken aşamada etkili olan ribavirin kullanılıyor. Ribavirin genetik materyalin kopyalanması sürecine müdahale eden antiviral bir ilaçtır.
Lassa virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

 

Nairo virüsü

13. Kırım kongo kanamalı ateşi

Geçtiğimiz yıllarda adını çok duyduğumuz bu hastalığa keneler tarafından taşınan nairovirüs isimli virüs sebep olmaktadır.
Hastalık ilk 1944’te Kırım’da keşfedildi.
Belirtileri ateş, baş ağrısı, halsizlik, kanama, gözlerde kızarıklık, vb. sayılabilir.
Ölüm oranı yüzde 9’dan yüzde 50’lere kadar çıkabilir.
Güvenilir ve etkili bir aşı bulunmuyor fakat çalışmalar hala devam ediyor.
Ribavirinin hastalığın tedavisinde etkili olduğu biliniyor.
Nairovirüs hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

 

 

14. ZİKA Virüsü

Zika Virüsü

1947 yılında Uganda’daki Zika ormanında bulunmuştur.
Aedes cinsi sivrisinekler tarafından taşınan virüsün hamile kadınlarda doğum defektlerine sebep olduğu düşünülüyor.
Tropik iklimlerde daha çok görülen virüs genellikle Tropikal Afrika, Güneydoğu Asya, Orta ve Güney Amerika civarında görülmektedir.
Cinsel yolla ve kan yoluyla da bulaşabileceği açıklanmıştır.
Belirtileri arasında gözde kızarıklık, ateş, deri döküntüleri, vücut kırgınlığı, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları vardır.
Günümüzde korunmak için belirli bir aşı bulunmamaktadır.
Zika virüsü hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen burayı tıklayınız.

Yazar: brkll

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir